Kendimize sürekli “neden ben?” diye sorular sorarken buluyor, bir mıknatıs gibi olabilecek bütün kötü şeyleri üzerimize nasıl çekebildiğimize yanıtlar bulmaya çalışabiliyoruz. Oysaki cevabın sorunun içinde gizli olduğunu göremiyoruz.

Bazen zihnimizin her köşesini olumsuz düşünceler kara bulutlar gibi kaplayabilir. Tam olarak böyle zamanlarda, kendinizi çaresiz, zor karar veren ve daha karamsar biri olarak görebiliriz. Aklımızdan geçen her olumsuz düşüncenin bizi olmasını hiç istemediğimiz, ama aynı zamanda içten içe beklediğimiz sonuca doğru sürüklediğini anlayamayabiliyoruz. Olumsuz düşünerek korktuğumuz sonuca doğru istemsizce ilerlediğimizi göremiyor, sonra da yüzleştiğimiz, gerçekle karşılaştığımızda;“korktuğum başıma geldi, zaten böyle olacağını biliyordum” diyerek aynı hatayı birçok kez yapabiliyoruz. Oysa ki düşünce tarzımızı değiştirebilirsek ne korktuğumuzun başımıza geldiğini görecek ne de o sonuçla karşılaştığımızda “yine mi ben” demek zorunda kalacağız.

Aslında belkide kurtulmak istiyoruz, ancak bir düşünceden kurtulmaya çalışırken ona daha çok kapıldığımızı görüp verdiğimiz bu uğraştan vazgeçme eğilimi gösteriyoruz. Tıpkı çırpındıkça daha da dibe batan biri gibi düşünceleri kapı dışarı etmek isterken içimize daha da çok yerleştiklerini görebiliyoruz.

Olumsuz düşüncelerden kurtulmak için “olumsuz düşünmek istemiyorum”demek yerine, odak noktamızı değiştirmemiz gerektiğini bilmiyoruz.

Örneğin, utanma duygusu nasıl yüzün kızarmasına neden olarak fiziksel bir etki yaratabiliyorsa, insanın kendi kendine hem psikolojik hem de fiziksel olarak zarar vermesine neden olan olumsuz düşüncelerin de sağlığın bozulmasına, kilo almaya, cildin bozulmasına, asosyalliğe, özgüven eksikliğine ve acıya neden olabilir.

Şöyle ki bir şey düşünmek istemediğimizde, aynı zamanda düşünmemizi sağlayan nöronlarımızın oluşturduğu bağlantıları harekete geçirmiş olabiliyoruz. Neyi düşünmeyeceğimizi düşünürken de aslında olumsuz düşüncelerimizi oluşturan aynı nöron ağını devreye sokuyoruz. Bu tıpkı “uyumam lazım” diye düşünerek, yatakta saatlerce dönmek gibi. Olumsuz düşüncelerden kurtulmak için başka bir şeye odaklanmamız, aklımızda yeni bir düşünce yaratmamız ve o olumsuz düşüncenin oluştuğu nöronları zayıflatmamız gerekiyor.

Hayatımızın her alanında bizi başarıdan,mutluluktan, gündelik hayatımızdan ve birçok şeyden  alıkoyan negatif yaklaşımlardan kurtulmak için biraz çaba göstermeli ve zaman içinde onların üzerimizdeki etkisini tamamen yok etmeliyiz.

Peki, bunu nasıl yapacağız?

 

Uyku Düzeninizi Oluşturun

Olumsuz düşüncelerimizi ve hayatımızı düzene sokmak için ilk yapmamız gereken şey; kendimize uyku düzeni oluşturmaktır.

Depresyonun belirtileri ve nedenleri arasında yer alan olumsuz düşünce tarzı, düzensiz uykuyla tetiklendiğinde kişi için daha zor olabilmekte ve bu durumla başa çıkılamaz hale gelebilmektedir.Yapılan araştırmaların pek çoğunda da yetersiz ya da düzensiz uykunun kişilerin olaylara bakış açıları ve düşünce tarzları üzerinde olumsuz etki yarattığını kanıtlamaktadır. Bu nedenle günde 6-8 saat uyumaya özen göstermeli ve yatış kalkış saatleriniz arasında bariz farklılıklar olmaması için rutininizi her zaman uygulamalısınız.

 

Harekete Geçin!

Temiz havada yürüyüşe çıkabilir, size iyi gelen müziği dinleyerek koşabilirsiniz. Yoga, pilates yapabilirsiniz.Herhangi bir spor dali ile ilgilenebilirsiniz,yeter ki harekete geçin. Düşüncelerinizin ve ruh halinizin fiziksel durumunuzla ilişkili olduğunu unutmayın. Düzenli egzersiz yapmak, hormonlarınızı düzenleyerek olumsuz düşüncelerden uzaklaşmanıza yardımcı olabilir.

 

Hobilerinizle Daha Çok Vakit Geçirin

Daha fazla umursamazlığa, kendinizi eve kapatmaya ve en sonunda da hayattan zevk almayı bırakmaya başlayabilirsiniz.

Bu yüzden, ne gibi şeyler yapmaya devam etmek istediğinizi ya da neler yapmanın size iyi geldiğini  düşünüp kendinizi bunlara yöneltmek ve en çok ihtiyaç duyduğunuz anda bir beceri ya da hobiyi geliştirmek önemlidir.

Tutkulu olduğunuz bir şeyi yaparken, sizi çok fazla inciten yıkıcı ve zararlı düşüncelerden tamamen uzaklaşabilirsiniz.

 

Yalnız değilsiniz!

Bir çok kişi, bir noktada, geçmiş bir durumu atlatamamıza sebep olan ya da gelecek hakkında çok fazla endişelenerek bugünü yaşamamızı önleyen bu büyük engelle karşılaşılmış olabilir.

Saplantılı fikirler oldukça yaygındır, ancak tek bir fikir akılda çok uzun süre kalırsa, bu bir sorun haline gelebilir.

Bu gibi durumlar ile  karşılaştığınızda profesyonel bir destek alabilirsiniz.

 

Sena Sabanoğlu

Psikolog