Kendine Hizmet Eden Yanlılık Nedir? Nedenleri ve Örnekleri

Kendine hizmet eden yanlılık nedir? Başarıları kendi yeteneğimize, başarısızlıkları ise dış etkenlere bağlama eğilimine kendine hizmet eden yanlılık denir. İyi bir sonuç aldığımızda bunu çalışkanlığımızla açıklarız. Kötü bir sonuçta ise şansı, koşulları ya da başkalarını sorumlu tutarız. Bu düşünce alışkanlığı benlik saygımızı korumaya yarar. Çoğu zaman farkında bile olmadan işler.

İçindekiler

Kendine hizmet eden yanlılık ve öz değerlendirme
Fotoğraf Korkut Mamet (Pexels)

Özetle, bu yazıda konunun nedenleri, belirtileri ve sağlıklı başa çıkma yolları uzman bakışıyla ele alınıyor.

Kendine hizmet eden yanlılık neden gelişir?

Zihin, kendini iyi hissetmeyi sever. Başarısızlığı tümüyle üstlenmek benlik saygısını sarsar. Bu yüzden zihin acıyı azaltan bir kestirme yol bulur. Kendine hizmet eden yanlılık işte bu ihtiyaçtan doğar. Kendimizi olduğumuzdan biraz daha yetkin görmek günlük hayatta motivasyonu ayakta tutar. Sabah işe giderken yaşadığımız küçük başarılar bize güç verir. Küçük dozlarda bu eğilim koruyucudur. Sorun, gerçeği sürekli çarpıtacak kadar büyüdüğünde başlar. O zaman kişi hatalarından kopar ve aynı yerde döner durur.

Günlük hayatta hangi örneklerle karşımıza çıkar?

Bu eğilimi çoğumuz sık sık yaşarız. Birkaç tanıdık örnek şöyle sıralanabilir.

  • Sınavdan yüksek not alınca zekaya, düşük not alınca kötü soru seçimine bağlamak
  • Bir projenin başarısını kendine, gecikmesini ekip arkadaşlarına yüklemek
  • Trafikte kendi hatasını görmezden gelip diğer sürücüleri suçlamak
  • İlişkideki güzel anları kendi çabasıyla, sorunları karşı tarafla açıklamak

Bu örnekler kötü niyetten kaynaklanmaz. Kendine hizmet eden yanlılık çoğunlukla otomatik ve sessiz bir biçimde devreye girer. Çoğu insan aynı anda hem bunu yapar hem de fark etmez. İşte bu yüzden tanıması zordur.

Benlik saygısıyla ilişkisi nedir?

Bu eğilim ile benlik saygısı arasında sıkı bir bağ vardır. Başarıyı içimize, başarısızlığı dışımıza koymak kendimizi değerli hissetmemizi kolaylaştırır. Ölçülü olduğunda bir tampon görevi görür ve zorlu günlerde ayakta kalmamızı sağlar. Ne var ki fazlası tehlikelidir. Sürekli suçu dışarıda arayan biri hatalarından ders çıkaramaz. Kendine hizmet eden yanlılık bu noktada gelişimin önünde durur. Sağlıklı benlik saygısı, iyi sonuçları da hataları da sahiplenebilmeyi gerektirir. Kendini olduğu gibi kabul eden kişinin savunmaya da daha az ihtiyacı olur.

Bu eğilimin olumsuz yönleri nelerdir?

Gerçeği çarpıtmak kısa vadede rahatlatır ama uzun vadede yorar. Sürekli suçu başkalarına atan kişi zamanla çevresiyle gerilim yaşar. Aynı hataları tekrarlar çünkü kendi payını hiç görmez. İş yerinde bu tutum güveni zedeler ve ekip içinde huzursuzluk yaratır. İlişkilerde ise sessiz bir haksızlık duygusu biriktirir. Zamanla insan neden hep aynı sorunları yaşadığını anlayamaz hale gelir. Kendine hizmet eden yanlılık aşırıya kaçtığında insan kendi gelişim fırsatlarını kaçırır. Hataları görmek acı verse de öğrenmenin en sağlam yoludur.

Daha dengeli düşünmek için ne yapabilirsiniz?

Bu eğilimi tümüyle silmek gerekmez. Amaç onu fark etmek ve dengelemektir. Aşağıdaki adımlar işe yarayabilir.

  1. Bir başarısızlıkta kendinize dürüstçe payımı sorun
  2. Başkalarını suçlamadan önce durup birkaç saniye bekleyin
  3. İyi giden sonuçlarda şansın ve destek gördüğünüz kişilerin katkısını da anın
  4. Geri bildirimi savunmaya geçmeden dinlemeye çalışın

Bu küçük duraklar zihne gerçeği görme fırsatı verir. Kendine hizmet eden yanlılık ancak fark edildiğinde yumuşar. Benzer düşünce tuzaklarını merak ediyorsanız bilişsel çarpıtmalar yazımız iyi bir başlangıç olur.

İş hayatında bu tutum nasıl görünür?

Çalışma ortamı bu eğilimin en sık göründüğü yerlerden biridir. Bir hedef tutturulduğunda herkes payını hatırlatır. İşler kötü gittiğinde ise suç genellikle kimsede kalmaz. Yöneticiler bazen başarısızlığı ekibe, başarıyı kendilerine bağlar. Bu tablo zamanla güveni aşındırır ve ekip çalışmasını zorlaştırır. Kendine hizmet eden yanlılık iş yerinde büyüdükçe kimse hatasından ders çıkaramaz. Oysa payını kabul eden bir lider ekibe de güçlü bir örnek olur. Açık bir geri bildirim kültürü bu eğilimin zararını epeyce azaltır.

İlişkilerde bu eğilimi nasıl yönetirsiniz?

İkili ilişkilerde bu tutum sessizce büyür. Herkes kendi haklılığından emin olur ve tartışmalar kısır bir döngüye girer. Çözüm, karşı tarafı gerçekten dinlemekten geçer. Kendi payınızı kabul ettiğinizde diğer kişi de savunmasını bırakır. Böylece konuşma bir suçlama olmaktan çıkar. Karşınızdakini haksız çıkarma isteği azaldıkça bağ güçlenir. Benzer bir zihin oyunu olan doğrulama yanlılığı da ilişkilerde yanlış anlaşılmaları besler. İkisini birden fark etmek daha sakin bir iletişim kurmayı kolaylaştırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu eğilim her insanda görülür mü?

Büyük ölçüde evet. Bu, insan zihninin oldukça yaygın bir çalışma biçimidir. Kendimizi iyi hissetme ihtiyacı hepimizde vardır. Kültüre ve kişiliğe göre şiddeti değişir. Önemli olan bu eğilimi tümden yok etmek değil, ne zaman abarttığımızı fark edebilmektir. Farkındalık tek başına bile çoğu şeyi değiştirir.

Kendine güvenle aynı şey midir?

Hayır, ikisi farklıdır. Sağlıklı özgüven, güçlü yanları kadar sınırları da tanımayı içerir. Kendine hizmet eden yanlılık ise başarısızlığı sürekli dışarıya atarak gerçeği bulanıklaştırır. Gerçek güven, hataları kabul edebilecek kadar sağlam olmaktan gelir. İkisini karıştırmamak gelişim için önemlidir.

Zararlı hale geldiğini nasıl anlarım?

Aynı sorunları tekrar tekrar yaşıyorsanız bir ipucu olabilir. Çevrenizdekiler size hep haksızlık ettiğini düşünüyorsanız da durup bakmak gerekir. Hiçbir hatayı üstlenmediğinizi fark ettiğinizde eğilim büyümüş demektir. Bu farkındalık değişim için atılan ilk adımdır.

Çocuklarda bu tutum nasıl azaltılır?

Çocuğa hatanın öğrenmenin bir parçası olduğunu göstermek işe yarar. Başarıyı olduğu kadar çabayı da övmek dengeli bir bakış kazandırır. Sonucu değil, gösterdiği emeği fark ettiğinizi ona söyleyin. Yetişkinin kendi hatasını sakince kabul etmesi en güçlü örnektir. Ben de bugün yanıldım demek bir çocuğa çok şey öğretir. Böylece çocuk suçu dışarıda aramak yerine sorumluluk almayı öğrenir ve kendini daha güvende hisseder.

Bu içerik, Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda yer alan bilgiler kişisel bir değerlendirmenin yerini tutmaz, ihtiyaç duyduğunuzda bir psikoloji uzmanıyla görüşmeniz önerilir.

Kaynaklar



Yazar: Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu
Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu, Yaşar Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunudur ve Topkapı Üniversitesi'nde tezli yüksek lisansını tamamlamıştır. Aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı yaklaşım, çözüm odaklı yaklaşım ve stres yönetimi alanlarında eğitimler almıştır. 2016 yılından bu yana danışanlarıyla çalışmakta olup İstanbul Etiler ofisinde bireysel ve aile alanında hizmet vermektedir.