Sharenting (Çocukları İnternette Paylaşmak) Nedir?
- 30 Ağustos 2026
- Yayınlayan: Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu
- Kategori: İlişkiler ve Aile
Sharenting nedir? Ebeveynlerin çocuklarına dair fotoğraf, video ve bilgileri sosyal medyada aşırı ölçüde paylaşmasına sharenting denir. İngilizce paylaşmak ve ebeveynlik kelimelerinin birleşiminden gelir. Masum görünen bu paylaşımlar zamanla çocuğun izni olmadan büyüyen geniş bir dijital ayak izine dönüşür. Konu son yıllarda ebeveynlerin en çok merak ettiği başlıklardan biri oldu.
İçindekiler
- Sharenting nedir ve neden bu kadar yaygın?
- Aşırı paylaşımın riskleri nelerdir?
- Çocuğun ruh sağlığına etkisi nedir?
- Çocuğun rızası neden önemlidir?
- Daha güvenli paylaşım için ne yapılabilir?
- Paylaşım ile mahremiyet arasındaki denge nasıl kurulur?
- Sıkça Sorulan Sorular

Özetle, bu yazıda konunun nedenleri, belirtileri ve sağlıklı başa çıkma yolları uzman bakışıyla ele alınıyor.
Sharenting nedir ve neden bu kadar yaygın?
Sharenting bugün neredeyse her ailede karşımıza çıkar. Bir araştırmaya göre sosyal medya kullanan ebeveynlerin yüzde 74’ü, çevresinde çocuğuyla ilgili aşırı paylaşım yapan başka bir ebeveyn tanıdığını söylüyor. Daha çarpıcısı, bir çalışmaya göre Amerikalı iki yaşındaki çocukların yüzde 92’si daha o yaşta internette bir ize sahip. İlk ultrason görüntüsünden ilk adımlara kadar pek çok an, çocuk farkında bile değilken internete taşınıyor. Son yıllarda bazı ebeveynler bu paylaşımları gelir kapısına da çevirdi. Çocuğun günlük hayatı içerik haline geldiğinde, mahremiyet ile takipçi arasındaki sınır bulanıklaşıyor.
Aşırı paylaşımın riskleri nelerdir?
Konu sharenting olduğunda en çok riskler gündeme gelir. Tek başına zararsız duran ayrıntılar bir araya geldiğinde çocuğun profilini ortaya çıkarır. Tam ad, doğum tarihi, okul adı ve konum bilgisi, yabancıların kötüye kullanabileceği bir resim oluşturur. Okulun ilk günü çekilen tahtalı fotoğraf bile çocuğun yaşını, öğretmenini ve okulunu ele verebilir. Öne çıkan riskler şöyle sıralanır.
- Kimlik hırsızlığı için parça parça veri toplanması
- Fotoğrafların izinsiz biçimde başka ellere geçmesi
- Platformların paylaşılan içerik üzerinde hak iddia etmesi
- Giyimli fotoğrafların bile kötü amaçlı yapay zeka içeriğine kaynak olması
Bu son madde son dönemde en çok konuşulan tehlikelerden biri. Sıradan bir tatil karesi, kötü niyetli kişilerin elinde amacından tümüyle sapabilir. İnternette paylaşılan bir görselin nereye gideceğini kimse tam olarak bilemez. Bir kez ağa düşen içerik, silinse bile başka yerlerde kopyalanmış olabilir.
Çocuğun ruh sağlığına etkisi nedir?
Yoğun sharenting ortamında büyüyen bir çocuk, kendini bir imaja uymak zorunda hissedebilir. Ebeveynin kurduğu kusursuz çevrimiçi tablo, zamanla çocuğun öz saygısını ve öz değerini örseleyebilir. Performansı ya da davranışı hakkındaki olumsuz paylaşımlar okuldaki itibarını sarsabilir, hatta akran zorbalığına kapı aralayabilir. Sosyal medya ve öz saygı ilişkisi çocuklarda daha da kırılgandır. Bir çocuk, paylaşılan anların beğeni sayısına göre değer gördüğünü sezerse kendini yalnızca gösterişli anlarla var etmeye çalışabilir. Çocuğun gelişmekte olan kimliği, ebeveynin oluşturduğu temsille yarışmak zorunda kaldığında sekteye uğrayabilir.
Çocuğun rızası neden önemlidir?
Çocuk çoğu zaman kendisiyle ilgili neyin paylaşıldığını bilmez ve buna onay verme şansı bulamaz. Oysa büyüdüğünde bu içerikle karşılaşacak olan yine kendisidir. Bugün sevimli görünen bir video, birkaç yıl sonra çocuğu utandırabilir. Bir gencin, yıllar önce ağlarken çekilmiş bir fotoğrafının arkadaşları arasında dolaştığını görmesi hiç hoş değildir. Sharenting alışkanlığı ailede bir gizlilik kültürüne de yol açabilir, çocuk kendi bilgilerini ebeveyninden saklamaya başlayabilir. Ona danışmak ise büyüdüğünde kendi geçmişiyle barışık olmasına yardım eder.
Daha güvenli paylaşım için ne yapılabilir?
Daha güvenli bir sharenting için paylaşmadan önce durup birkaç soru sormak çoğu riski azaltır. Bunu neden paylaşıyorum, kimler görecek, çocuğum izin verir miydi ve bu ona zarar verebilir mi. Bu sorular yol gösterir. Uygulamada işe yarayan bazı yollar şunlardır.
- Yüz yerine yalnızca el ve ayak gibi yakın çekimler paylaşmak
- Çocuğu arkadan fotoğraflamak
- Yüzü emoji ya da takma adla gizlemek
- Konum ve okul gibi ayrıntıları hiç yazmamak
Aile içinde net sınırlar koymak da önemlidir. Büyükanne, hala ya da yakın arkadaşların neyi paylaşabileceğini önceden konuşmak, sonradan yaşanacak kırgınlıkların önüne geçer. Hesabınızın gizlilik ayarlarını gözden geçirmek ve paylaşımı yalnızca tanıdığınız kişilerle sınırlamak da güvenliği artırır. Çocuk biraz büyüdüğünde ona hangi fotoğrafın paylaşılabileceğini sormak, hem onu korur hem de dijital dünyada sağlıklı bir tutum kazandırır.
Paylaşım ile mahremiyet arasındaki denge nasıl kurulur?
Amaç paylaşmayı tümüyle bırakmak değil, bilinçli davranmaktır. Çocuğun anılarını saklamak isteyen ebeveyn, bunu herkese açık bir hesap yerine yakın çevreyle sınırlı bir grupta yapabilir. Fiziksel albümler ya da özel bulut klasörleri de güzel bir seçenek. Gurur duyduğunuz bir anı yüzlerce yabancıyla değil, birkaç sevdiğinizle paylaşmak çoğu zaman aynı mutluluğu verir. Ebeveyn çocuk iletişimi güçlü olduğunda, çocuk büyüdükçe paylaşımlar konusunda birlikte karar almak kolaylaşır. Böylece hem güzel anıları saklamış hem de çocuğun mahremiyetini korumuş olursunuz.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğumun fotoğrafını paylaşmak zararlı mı?
Tek bir fotoğraf çoğu zaman sorun yaratmaz. Zarar, paylaşımın sıklığından ve içindeki ayrıntılardan doğar. Konum, okul ve tam ad gibi bilgiler bir araya geldiğinde risk artar. Sharenting alışkanlığını ölçülü tutmak ve mahrem ayrıntıları dışarıda bırakmak en güvenli yoldur.
Kaç yaşından sonra çocuğa danışmalıyım?
Çocuk kendini ifade edebildiği andan itibaren fikrini sormak iyi bir alışkanlıktır. Genellikle okul çağıyla birlikte çocuklar neyin paylaşıldığını anlamaya başlar. Bir fotoğrafı beğenip beğenmediğini sormak bile ona söz hakkı olduğunu hissettirir. Ona seçenek sunmak hem güvenini kazandırır hem de kendi sınırlarını öğrenmesine yardımcı olur.
Paylaştığım eski gönderileri ne yapmalıyım?
Geçmiş paylaşımları gözden geçirip mahrem ya da konum içeren olanları kaldırmak akıllıca olur. Hesabınızın gizlilik ayarlarını sıkılaştırıp yalnızca güvendiğiniz kişilerin görmesini sağlayabilirsiniz. Bu iş göz korkutucu görünse de birkaç dakikada birçok riskli gönderi temizlenebilir. Her adım çocuğun dijital ayak izini küçültür ve sharenting kaynaklı riskleri azaltır.
Beğeni almak paylaşımı alışkanlığa çevirir mi?
Beğeni ve yorum almak beyinde ödül duygusu yarattığı için paylaşım isteği zamanla alışkanlığa dönüşebilir. Bu döngüyü fark etmek ilk adımdır. Paylaşmadan önce kısa bir es vermek ve amacınızı sorgulamak, sharenting davranışını daha bilinçli bir yere taşır.
Bu içerik, Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda yer alan bilgiler kişisel bir değerlendirmenin yerini tutmaz, ihtiyaç duyduğunuzda bir psikoloji uzmanıyla görüşmeniz önerilir.