Üstbiliş Nedir? Düşünme Üzerine Düşünmenin Gücü

Üstbiliş nedir? Üstbiliş, kişinin kendi düşünme süreçlerinin farkında olması ve bu süreçleri izleyip yönlendirebilmesidir. Kısaca düşünme üzerine düşünmek diye tanımlanır. Bir konuyu ne kadar anladığını sezmek, hangi yöntemin işe yaradığını görmek ve gerektiğinde yön değiştirmek bu becerinin parçasıdır.

İçindekiler

Üstbiliş kavramını temsil eden düşünceli bir kişi
Fotoğraf Emre Gokceoglu (Pexels)

Özetle, bu yazıda konunun nedenleri, belirtileri ve sağlıklı başa çıkma yolları uzman bakışıyla ele alınıyor.

Üstbiliş günlük hayatta nasıl görünür?

Sınava hazırlanan bir öğrenci bir konuyu okuduktan sonra gerçekten anlayıp anlamadığını kendine sorar. İşte o an üstbiliş devrededir. Zihnin, kendi çalışmasını sessizce denetlemesidir bu. Çoğu insan bunu fark etmeden yapar. Üstbiliş güçlü olduğunda kişi kendi zihnine dışarıdan bakan bir gözlemci gibi yaklaşır.

Bir toplantıda söyleyeceğimiz cümleyi önce kafamızda tartmamız da aynı becerinin ürünüdür. Yolu şaşırdığımızı anlayıp haritaya bakmaya karar vermek, bir tartışmada sinirlendiğimizi görüp durup nefes almak, hepsi zihnin kendi üzerine dönmesiyle olur. Bu farkındalık olmadan otomatik tepkilere teslim oluruz. Alışveriş listesini unutmamak için kendimize bir yöntem geliştirmek bile bu becerinin sessiz bir örneğidir.

Bu becerinin temel bileşenleri nelerdir?

Uzmanlar bu alanı genellikle iki ana parçaya ayırır. Birincisi bilgidir. Kendi güçlü ve zayıf yönlerimizi, hangi durumda daha iyi öğrendiğimizi bilmek buna girer. İkincisi düzenlemedir. Bir işi planlamak, ilerlerken kendimizi izlemek ve sonucu değerlendirmek bu parçaya aittir. Üstbiliş, bu iki parçanın uyum içinde çalışmasıyla ortaya çıkar.

  • Planlama bir göreve başlamadan önce yol haritası çıkarmaktır.
  • İzleme iş sürerken doğru gidip gitmediğimizi kontrol etmektir.
  • Değerlendirme bittiğinde neyin işe yaradığını gözden geçirmektir.

Üç adım birlikte çalıştığında öğrenme daha bilinçli hale gelir. Kişi artık sadece bilgiyi almaz, o bilgiyle ne yaptığını da görür.

Öğrenme sürecini nasıl güçlendirir?

Kendi zihnini izleyebilen biri boşa çaba harcamaktan kurtulur. Bir konuyu anlamadığını erken fark eder ve yöntemini değiştirir. Anladığını sandığı yerde kendini test eder. Böylece zaman daha verimli kullanılır. Üstbiliş sayesinde öğrenme kör bir tekrar olmaktan çıkar ve bilinçli bir sürece dönüşür.

Bu beceri güçlü olduğunda hatalar bir engel değil, bir bilgi kaynağı olur. Nerede yanıldığını gören kişi bir sonraki sefer yolunu düzeltir. Bu yönüyle bilişsel esneklik ile yakından bağlantılıdır. İkisi de zihnin duruma göre uyum sağlamasına dayanır. Öğrencilerde bu beceri yükseldikçe ders çalışma verimi de artar.

Duygularla başa çıkmada rolü var mıdır?

Düşünceleri izlemek kadar duyguları da izlemek mümkündür. Bir kaygının büyüdüğünü fark edip nedenini sormak, öfkenin yükseldiğini görüp bir adım geri çekilmek bu farkındalığın duygusal tarafıdır. Kişi kendi iç dünyasına dışarıdan bakabildiğinde tepkilerini daha sağlıklı yönetir. Üstbiliş yalnızca ders çalışmayla ilgili bir kavram değildir, duygusal hayatı da kapsar.

Burada devreye öz farkındalık girer. Zihnini gözlemleyen biri, otomatik düşünce kalıplarını da daha kolay yakalar. Böylece aynı hataya defalarca düşmek yerine kalıbı görüp kırma şansı doğar. Duygusunu adlandırabilen kişi, o duygunun esiri olmaktan da uzaklaşır.

Zayıf farkındalığın belirtileri nelerdir?

Bu beceri zayıf kaldığında bazı işaretler ortaya çıkar. Kişi anlamadığı halde anladığını sanabilir. Aynı yöntemi işe yaramasa bile tekrar tekrar dener. Sınav sonuçları beklentiyle uyuşmaz çünkü kendi seviyesini yanlış okur. Üstbiliş yeterince gelişmediğinde bu tür kör noktalar sık yaşanır.

Bir başka işaret de plan yapmadan işe atlamaktır. İş sürerken durup kontrol etmez, sonunda beklenmedik bir sonuçla karşılaşır. Bu durum yeteneksizlik değildir. Çoğu zaman zihni izleme alışkanlığının henüz gelişmemiş olmasıdır. Bu alışkanlık kazanıldığında aynı kişi çok daha isabetli değerlendirmeler yapar.

Bu beceri nasıl geliştirilir?

İyi haber şu ki zihni izleme öğrenilebilir bir alışkanlıktır. Küçük sorular sormakla başlar. Bir işe başlarken amacımı biliyor muyum diye sormak, bittiğinde ne öğrendim diye düşünmek ilk adımlardır. Üstbiliş, günlük hayata serpiştirilen bu küçük sorularla zamanla güçlenir.

  • Bir konuyu okuduktan sonra kitabı kapatıp kendi cümlelerinizle özetleyin.
  • Zor bir görevden önce kısa bir plan yazın ve sonra planı gözden geçirin.
  • Gün sonunda neyin işe yaradığını, neyin yaramadığını not edin.
  • Bir karar verirken neden böyle düşündüğünüzü kendinize açıklayın.

Bu alışkanlıklar zamanla otomatikleşir. Kendi zihnini tanıyan kişi, hem öğrenmede hem günlük kararlarda daha rahat ilerler. Zorlandığınız noktalarda bir psikoloji uzmanından destek almak da bu süreci hızlandırır.

Başlangıçta bu sorular yapay ve zorlayıcı gelebilir. Zamanla zihin bunları kendiliğinden sormaya başlar. Önemli olan mükemmel olmak değil, kendi düşünceleriyle konuşan bir alışkanlık kurmaktır. Bu küçük duraklar, uzun vadede hem işte hem özel hayatta daha bilinçli seçimler yapmayı sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu beceri çocuklarda gelişir mi?

Evet, çocuklukta yavaş yavaş gelişmeye başlar. Küçük yaşta çocuklar kendi düşüncelerini izlemekte zorlanır. Okul yıllarıyla birlikte bir işi planlama ve kendini kontrol etme becerileri güçlenir. Ebeveynlerin çocuğa neyi nasıl düşündüğünü sormaları bu gelişimi doğal biçimde destekler.

Zeka ile aynı şey midir?

Hayır, ikisi farklı kavramlardır. Zeka daha çok bilgiyi işleme kapasitesiyle ilgilidir. Zihni izleme becerisi ise o kapasiteyi nasıl kullandığımızı belirler. Yüksek zekalı biri kendi çalışmasını izlemezse potansiyelini tam kullanamaz. Bu yüzden ikisi birbirini tamamlar.

Kaygıyı azaltmaya yardımcı olur mu?

Dolaylı olarak yardımcı olabilir. Kendi düşüncelerini gözlemleyen kişi, kaygı yaratan abartılı yorumları daha kolay fark eder. Bir düşüncenin gerçek mi yoksa varsayım mı olduğunu sorgulamak rahatlama sağlar. Bu farkındalık yoğun kaygıda profesyonel desteğin yerini tutmaz ama önemli bir başlangıçtır.

Yetişkinlikte geç mi kalınmış olur?

Hayır, hiçbir yaş için geç değildir. Zihni izleme alışkanlığı yetişkinlikte de kazanılabilir. Küçük ve düzenli sorularla başlayan bir kişi zamanla bu beceriyi güçlendirir. Beynin öğrenme kapasitesi hayat boyu sürdüğü için değişim her yaşta mümkündür.

Bu içerik, Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda yer alan bilgiler kişisel bir değerlendirmenin yerini tutmaz, ihtiyaç duyduğunuzda bir psikoloji uzmanıyla görüşmeniz önerilir.

Kaynaklar



Yazar: Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu
Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu, Yaşar Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunudur ve Topkapı Üniversitesi'nde tezli yüksek lisansını tamamlamıştır. Aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı yaklaşım, çözüm odaklı yaklaşım ve stres yönetimi alanlarında eğitimler almıştır. 2016 yılından bu yana danışanlarıyla çalışmakta olup İstanbul Etiler ofisinde bireysel ve aile alanında hizmet vermektedir.